Sepetim 0 Toplam: 0,00 TL
5'li Yazarlar Seti
5'li Yazarlar Seti
Halk Kitabevi
60.00

Uğur DÜNDAR; 28 Ağustos 1943'de İstanbul Fatih'te dünyaya geldi. Vefa Lisesi'nden sonra , şimdiki adı İletişim Fakültesi olan İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsünü bitirdi. 1970 yılında göreve başladığı TRT tarafından, İngiltere'nin dünyaca saygın yayın kuruluşu BBC'ye gönderildi. Türkiye'ye televizyon program yapımcısı, yönetmeni ve sunucusu olarak dönen Uğur Dündar Türk televizyon tarihinde birçok ilke imza attı. Ülkemizde soruşturmacı televizyon gazeteciliğini başlatan Uğur Dündar, ekrana getirdiği başarılı örneklerle uluslararası ödüller alan ilk televizyon habercisi oldu. Yarım asra yaklaşan meslek hayatını saygın kuruluşların sayısız ödülüyle taçlandırdı ve çeşitli üniversitelerde mesleki dersler verdi. AKP iktidarı döneminde Star TV'de başarıyla sürdürdüğü haber merkezi ve ana haber bülteni yöneticiliğini patronlara yapılan baskılar sonucu bırakmak zorunda kaldı. Uğur Dündar 2012 yılı Mayıs ayından bu yana Sözcü Gazetesi'nde köşe yazarlığı yapıyor ve bir televizyon klasiği olan Arena programını Halk Arenası adıyla Halk Tv'de sürdürüyor. Evli, 3 çocuk babasıdır. Okuduğunuz kitap o köşe yazılarından derlenmiştir...

 

Hüsnü Mahalli; Son 5 yılda bu coğrafyada çok şey yaşandı. Ölümler, yıkımlar, acılar ve gözyaşı. Birileri bunlara “Arap Baharı” dedi. AKP baş oyuncu yada figüran ama ‘Bahar’ın merkezinde. Ilımlı-Radikal çizginin bir yerinde. Ben ise 2011’ de bu ‘Bahar’a ’Kanlı Bahar’ dedim. Henüz IŞİD, Nusra ve benzeri katil sürüleri yoktu bile. 5 yıl sonra her şey sıfırlandı: İnançlar, değerler, gelenekler ve insanlık. Hilafet ve Saltanat uğruna. Dünya’nın her tarafından Türkiye’ye gelen ve buradan Suriye’ye giren ruh hastaları her şeyi bozdu. Suriye, Irak, Lübnan, Yemen, Libya, Tunus, Mısır ve bu coğrafyanın her yerinde. Güzelim ülke Türkiye dahil. Devlet ve toplumu zorla İslamlaştırmak uğruna. Sonuç: Her yer karanlık. Öncelikle kafalar. Bu kitap onların karanlık dünyasını anlatıyor. Cehalet, yoksulluk ve rezaletleri de. Sonrası yok. Ya karanlığa razı olunacak ya da aydınlık için ses verilecek. Geç kalmadan. Bu kitabın son sahifasını bitirip kapağını kapatmadan.

 

Mustafa Balbay; Kafkas kökenli bir ailenin Balıkesir'e yerleşmiş kolundan olan olup, Ataklı'nın anne ve babası kimya mühendisidir. Babasının ilk tayin yeri olan Diyarbakır'da doğmuştur.[1] Babası kadro olmadığı için ilk dönemlerde kimya öğretmenliği yapmıştır. Daha sonra annesi ile birlikte Türkiye Şeker Fabrikalarında çalışmışlardır. Bu nedenle çocukluğu; Susurluk, Uşak, Erzincan gibi yerlerde geçmiştir. Cem isiminde bir erkek kardeşi vardır.Balıkesir Atatürk İlkokulu, İstanbul Erkek Lisesi ve İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler bölümü mezunudur. Gazeteciliğe Yeni Ortam gazetesinde gazeteciliğe başladı. 1975 yılında Vatan gazetesinde devam etti. Vatan, Günaydın, Dünya, Tan, Sabah, Kanal 6, Habertürk TV, Star, Star TV ve Business Channel'da köşe yazarı, yayın koordinatörü, yazı işleri müdürü ve genel yayın yönetmenliği yaptı. 1985-1986 yılına kadar Günaydın gazetesinde çalıştı. 1984-1985 yılları arası Tan gazetesini yönetti. 2003-2004 yılında Star TV'de ana haber sundu, ve Kırmızı Koltuk adlı programı sunuculuğu yaptı. 2004 yılında TMSF el koyunca ayrıldı. 2015 yılının Ekim ayından beri çalışmakta olduğu Korkusuz Gazetesi'nden yazmaktadır.

 

Can Ataklı; Can Ataklı 1956 yılında anne babasının görev yeri olan Diyarbakır’da doğdu. Çocukluğu Uşak, Susurluk ve Erzincan’da geçti. İlkokulu Balıkesir’de okuduktan sonra sınavını kazandığı İstanbul Erkek Lisesi’ne girdi. 1975 Kasım ayında İstanbul’da Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu’nda yüksek eğitime, 1976 Şubat ayında Vatan Gazetesi’nde meslek hayatına başladı. 1978’de Günaydın Gazetesi’ne geçti. Askerliğini Deniz Kuvvetleri’nde yedek subay olarak tamamladıktan sonra 1986 yılında Sabah Gazetesi’nin ikinci kuruluş döneminde yer aldı. 1993 yılında yöneticilik de yaptığı Sabah Gazetesi’nde günlük köşe yazıları yazmaya başladı. 2001 yılında Habertürk TV’nin kuruluş ekibinde yer aldı. 2002 Genel seçimlerinden sonra Star TV’de Ana Haberler’i ve Kırmızı Koltuk programını sunmaya başladı. AKP hükümetinin Star medya kuruluşlarına el koyması üzerine 2006’nın sonuna kadar hiçbir yerde çalışamadı. Mesleğine, ilk çalıştığı gazete olan Vatan’ın yeniden kurulmasından sonra tekrar dönüş yaptı. Bu gazetenin el değiştirmesinden ve AKP politikalarını uygulamak /savunmak durumunda kalmasından sonra iktidarın baskısıyla tekrar işsiz kaldı. Kısa bir dönem Ulusal Kanal’da her gün canlı yayınlanan “günü yorumunu” sundu. 2015 yılı sonunda Korkusuz Gazetesi’nde günlük köşe yazıları yazmaya başladı. Halk TV’de haftalık haber yorum programı yapıyor.

 

Ayşenur Arslan; Akif Beki'nin kulakları çınlasın! Bir programda "sokak enflasyonu" tartışması yapmıştık. Hem de TÜIK verileri üzerinden. Genel enflasyon ile sokağın, yoksulun enflasyonu arasında fark olduğunu söylüyordum. Akif Beki itiraz ediyordu. Hatta bir ara "enflasyonda TEFE,TÜFE vardır .. Bu TÜIK nereden ç1kt1" demişti. Sahiden kulakları çınlasın! 
Aslında konu, Akif Beki değil. Belki ileride ona da gelir! Ama bugün, eski başbakanlardan Tansu Çiller'in günümüz Başbakam'na ilham verecek bir PRfaaliyetinden söz edeceğim. Malum -artık halkla ilişkiler mi dersiniz, halka tatlı yalanlar söylemek mi- PR basbayağı bir bilim dalı. 
Nereden nereye demeyin. Bizimki gibi "ülke büyürken vatandaş, yoksulluktan küçücük kalan" memleketlerde bu bilim dalı pek faydalıdır. Hatta şöyle diyebiliriz: Ekonomik dengeler bozuldukça, halkla ilişkiler önem kazanır. işler ekonomik -ya da siyasi, diplomatik- nedenlerle iyi gitmediğinde yeni gündem yaratılır. Enflasyona karşı Ateşten Gömlek! 
Aslında mesele sadece gündem yaratmak değildir herhalde. Lider de yaratılır ... Her zamankinden fazla birlik ve beraberliğe muhtaç olacağımız sorun(lar) da .. Elbette düşman da yaratılabilir. Yaratılır. Örnek, medya mahallesinin "yaratılması için çırpındığı Tansu Çiller'den. Tarih 2 Şubat 1995 .. Çiller Başbakan. Ve bir hayli s1k1ş1k durumda. Cumartesi günü, yani iki gün sonra enflasyon rakamları açıklanacak. Herkes biliyor ki, karne hiç iyi olmayacak. 
Başbakanlık konutu ve ofisinde herkes kara kara düşünürken Başbakanlık Basın Müşaviri Mehmet Bican'ın telefonu çalıyor. Arayan Özer Çiller. Mehmet Bican'a "Şimdi sen bir düşün .. Nasıl bir şey yapalım ki, Türkiye'nin gündemi değişsin, enflasyon unutulsun" diyor. Ardından kendisi ilginç bir öneri getiriyor .

  • Açıklama
    • Uğur DÜNDAR; 28 Ağustos 1943'de İstanbul Fatih'te dünyaya geldi. Vefa Lisesi'nden sonra , şimdiki adı İletişim Fakültesi olan İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsünü bitirdi. 1970 yılında göreve başladığı TRT tarafından, İngiltere'nin dünyaca saygın yayın kuruluşu BBC'ye gönderildi. Türkiye'ye televizyon program yapımcısı, yönetmeni ve sunucusu olarak dönen Uğur Dündar Türk televizyon tarihinde birçok ilke imza attı. Ülkemizde soruşturmacı televizyon gazeteciliğini başlatan Uğur Dündar, ekrana getirdiği başarılı örneklerle uluslararası ödüller alan ilk televizyon habercisi oldu. Yarım asra yaklaşan meslek hayatını saygın kuruluşların sayısız ödülüyle taçlandırdı ve çeşitli üniversitelerde mesleki dersler verdi. AKP iktidarı döneminde Star TV'de başarıyla sürdürdüğü haber merkezi ve ana haber bülteni yöneticiliğini patronlara yapılan baskılar sonucu bırakmak zorunda kaldı. Uğur Dündar 2012 yılı Mayıs ayından bu yana Sözcü Gazetesi'nde köşe yazarlığı yapıyor ve bir televizyon klasiği olan Arena programını Halk Arenası adıyla Halk Tv'de sürdürüyor. Evli, 3 çocuk babasıdır. Okuduğunuz kitap o köşe yazılarından derlenmiştir...

       

      Hüsnü Mahalli; Son 5 yılda bu coğrafyada çok şey yaşandı. Ölümler, yıkımlar, acılar ve gözyaşı. Birileri bunlara “Arap Baharı” dedi. AKP baş oyuncu yada figüran ama ‘Bahar’ın merkezinde. Ilımlı-Radikal çizginin bir yerinde. Ben ise 2011’ de bu ‘Bahar’a ’Kanlı Bahar’ dedim. Henüz IŞİD, Nusra ve benzeri katil sürüleri yoktu bile. 5 yıl sonra her şey sıfırlandı: İnançlar, değerler, gelenekler ve insanlık. Hilafet ve Saltanat uğruna. Dünya’nın her tarafından Türkiye’ye gelen ve buradan Suriye’ye giren ruh hastaları her şeyi bozdu. Suriye, Irak, Lübnan, Yemen, Libya, Tunus, Mısır ve bu coğrafyanın her yerinde. Güzelim ülke Türkiye dahil. Devlet ve toplumu zorla İslamlaştırmak uğruna. Sonuç: Her yer karanlık. Öncelikle kafalar. Bu kitap onların karanlık dünyasını anlatıyor. Cehalet, yoksulluk ve rezaletleri de. Sonrası yok. Ya karanlığa razı olunacak ya da aydınlık için ses verilecek. Geç kalmadan. Bu kitabın son sahifasını bitirip kapağını kapatmadan.

       

      Mustafa Balbay; Kafkas kökenli bir ailenin Balıkesir'e yerleşmiş kolundan olan olup, Ataklı'nın anne ve babası kimya mühendisidir. Babasının ilk tayin yeri olan Diyarbakır'da doğmuştur.[1] Babası kadro olmadığı için ilk dönemlerde kimya öğretmenliği yapmıştır. Daha sonra annesi ile birlikte Türkiye Şeker Fabrikalarında çalışmışlardır. Bu nedenle çocukluğu; Susurluk, Uşak, Erzincan gibi yerlerde geçmiştir. Cem isiminde bir erkek kardeşi vardır.Balıkesir Atatürk İlkokulu, İstanbul Erkek Lisesi ve İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler bölümü mezunudur. Gazeteciliğe Yeni Ortam gazetesinde gazeteciliğe başladı. 1975 yılında Vatan gazetesinde devam etti. Vatan, Günaydın, Dünya, Tan, Sabah, Kanal 6, Habertürk TV, Star, Star TV ve Business Channel'da köşe yazarı, yayın koordinatörü, yazı işleri müdürü ve genel yayın yönetmenliği yaptı. 1985-1986 yılına kadar Günaydın gazetesinde çalıştı. 1984-1985 yılları arası Tan gazetesini yönetti. 2003-2004 yılında Star TV'de ana haber sundu, ve Kırmızı Koltuk adlı programı sunuculuğu yaptı. 2004 yılında TMSF el koyunca ayrıldı. 2015 yılının Ekim ayından beri çalışmakta olduğu Korkusuz Gazetesi'nden yazmaktadır.

       

      Can Ataklı; Can Ataklı 1956 yılında anne babasının görev yeri olan Diyarbakır’da doğdu. Çocukluğu Uşak, Susurluk ve Erzincan’da geçti. İlkokulu Balıkesir’de okuduktan sonra sınavını kazandığı İstanbul Erkek Lisesi’ne girdi. 1975 Kasım ayında İstanbul’da Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu’nda yüksek eğitime, 1976 Şubat ayında Vatan Gazetesi’nde meslek hayatına başladı. 1978’de Günaydın Gazetesi’ne geçti. Askerliğini Deniz Kuvvetleri’nde yedek subay olarak tamamladıktan sonra 1986 yılında Sabah Gazetesi’nin ikinci kuruluş döneminde yer aldı. 1993 yılında yöneticilik de yaptığı Sabah Gazetesi’nde günlük köşe yazıları yazmaya başladı. 2001 yılında Habertürk TV’nin kuruluş ekibinde yer aldı. 2002 Genel seçimlerinden sonra Star TV’de Ana Haberler’i ve Kırmızı Koltuk programını sunmaya başladı. AKP hükümetinin Star medya kuruluşlarına el koyması üzerine 2006’nın sonuna kadar hiçbir yerde çalışamadı. Mesleğine, ilk çalıştığı gazete olan Vatan’ın yeniden kurulmasından sonra tekrar dönüş yaptı. Bu gazetenin el değiştirmesinden ve AKP politikalarını uygulamak /savunmak durumunda kalmasından sonra iktidarın baskısıyla tekrar işsiz kaldı. Kısa bir dönem Ulusal Kanal’da her gün canlı yayınlanan “günü yorumunu” sundu. 2015 yılı sonunda Korkusuz Gazetesi’nde günlük köşe yazıları yazmaya başladı. Halk TV’de haftalık haber yorum programı yapıyor.

       

      Ayşenur Arslan; Akif Beki'nin kulakları çınlasın! Bir programda "sokak enflasyonu" tartışması yapmıştık. Hem de TÜIK verileri üzerinden. Genel enflasyon ile sokağın, yoksulun enflasyonu arasında fark olduğunu söylüyordum. Akif Beki itiraz ediyordu. Hatta bir ara "enflasyonda TEFE,TÜFE vardır .. Bu TÜIK nereden ç1kt1" demişti. Sahiden kulakları çınlasın! 
      Aslında konu, Akif Beki değil. Belki ileride ona da gelir! Ama bugün, eski başbakanlardan Tansu Çiller'in günümüz Başbakam'na ilham verecek bir PRfaaliyetinden söz edeceğim. Malum -artık halkla ilişkiler mi dersiniz, halka tatlı yalanlar söylemek mi- PR basbayağı bir bilim dalı. 
      Nereden nereye demeyin. Bizimki gibi "ülke büyürken vatandaş, yoksulluktan küçücük kalan" memleketlerde bu bilim dalı pek faydalıdır. Hatta şöyle diyebiliriz: Ekonomik dengeler bozuldukça, halkla ilişkiler önem kazanır. işler ekonomik -ya da siyasi, diplomatik- nedenlerle iyi gitmediğinde yeni gündem yaratılır. Enflasyona karşı Ateşten Gömlek! 
      Aslında mesele sadece gündem yaratmak değildir herhalde. Lider de yaratılır ... Her zamankinden fazla birlik ve beraberliğe muhtaç olacağımız sorun(lar) da .. Elbette düşman da yaratılabilir. Yaratılır. Örnek, medya mahallesinin "yaratılması için çırpındığı Tansu Çiller'den. Tarih 2 Şubat 1995 .. Çiller Başbakan. Ve bir hayli s1k1ş1k durumda. Cumartesi günü, yani iki gün sonra enflasyon rakamları açıklanacak. Herkes biliyor ki, karne hiç iyi olmayacak. 
      Başbakanlık konutu ve ofisinde herkes kara kara düşünürken Başbakanlık Basın Müşaviri Mehmet Bican'ın telefonu çalıyor. Arayan Özer Çiller. Mehmet Bican'a "Şimdi sen bir düşün .. Nasıl bir şey yapalım ki, Türkiye'nin gündemi değişsin, enflasyon unutulsun" diyor. Ardından kendisi ilginç bir öneri getiriyor .

      Stok Kodu
      :
      10111
      Basım Yeri
      :
      İstanbul
      Basım Tarihi
      :
      2018
      Kapak Türü
      :
      Ciltsiz
      Kağıt Türü
      :
      2. Hamur
      Dili
      :
      Türkçe
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
  • Yayınevinin Diğer Kitapları
Kapat